Medine-i Münevvere’nin en zarif Osmanlı miraslarından biri olan Amberiye Mescidi (veya Mescid-i Hamidiye), bugün Suudi Arabistan sınırları içerisinde yer alan tarihi bir Türk yapısıdır. Mescid-i Nebevî’ye yaklaşık 4,5 km mesafede bulunan bu eser, Osmanlı’nın bu kutsal topraklara bıraktığı son mühürlerden biri olarak kabul edilir.

Sultan II. Abdülhamid’in Hatırası

Mescit, Sultan II. Abdülhamid Han’ın saltanat döneminde, İslam dünyasını birbirine bağlayan devasa Hicaz Demiryolu projesinin bir parçası olarak inşa edilmiştir. Demiryolunun Medine’ye ulaştığı 1908 yılında tamamlanan yapı, bölgeye gelen ziyaretçileri karşılayan ilk manevi durak olma özelliğini taşımaktaydı.

Mimari Özellikleri ve Sanat Değeri

Tamamen Osmanlı mimari tarzında inşa edilen Amberiye Mescidi, estetik detaylarıyla bugün bile hayranlık uyandırmaktadır:

  • Hendesesi (Geometrisi): Kesme siyah bazalt taşları kullanılarak inşa edilen yapı, karakteristik Osmanlı revakları ve kubbe düzeniyle dikkat çeker.

  • Minareleri: İstanbul camilerini andıran ince ve zarif iki minaresi, Medine semalarında Osmanlı silüetini yaşatmaya devam etmektedir.

Tarihsel Değişim ve Günümüz

Medine kenti 1925 yılında Suudi idaresine geçtikten sonra şehirleşme adına pek çok yapı yıkılmış veya değiştirilmiş olsa da, Amberiye Mescidi tarihi dokusu korunarak günümüze ulaşabilmiştir.

Bugün hala beş vakit namazın kılındığı bu cami, sadece bir ibadethane değil; aynı zamanda Hicaz Demiryolu İstasyonu ile birlikte bir “Osmanlı Meydanı” bütünlüğünü koruyan canlı bir tarih abidesidir. Medine’yi ziyaret edenlerin, Osmanlı’nın bu topraklara duyduğu derin saygı ve sanat anlayışını görmek için mutlaka uğradığı noktaların başında gelmektedir.